|
Eğitim derken, bizleri en iyi şekilde eğiten, en başta Beden Eğt. Öğr. Sn. Süleyman Yuğnak, İngilizce Öğr. Sn. Hümeyra hanım, Fizik Öğr. Afife ve Fatma hanımlar, Türkçe Öğr. Mediha Üçsu, Müzik Öğr. Mezruka Tünaydın, Cebir ve Geometri Öğr. Cahit Parlar ve Ahmet beyler, Tarih Öğr. Sn. Meliha Güldiken, Yurt Bilgisi Sn. Rayegan Köyatası, Tabiat Bilgisi Remziye hanım, İş Bilgisi Öğr. Süheyla Saatçi, Kimya Öğr. Güler hanım, Fransızca Öğr. Orhan Bıçakçı ( Unuttuklarımdan özür diliyorum.) şahsında Okul müdürümüz Sn. Nedim Göknil’i sevgi saygı ve rahmetle anıyorum.
Bu arada şunu belirtmek isterim ki, o yaşlardaki çocukluğun verdiği heyecan, haylazlık, tembellik nedeni ile onları üzdüysek, geç kalmış dahi olsak da özür diliyorum. Bu güne oranla, öğretmenlerimiz çok saygın, bizler de saygılı talebelermişiz.
O yıllarda Edirne’miz 30-35.000 nüfuslu idi. Sınırı batıdan Gazimihal köprüsü (yıldırım mah.), doğudan ise Şinasi Dörtok’un mobil benzin istasyonu arasındaydı. Hiç iç göç yoktu, herkes birbirini iyi tanıyordu.
O dönemlerde 1968 kuşağının tüm değerlerini dolu dolu yaşadık. Müzikte, politikada, arkadaşlıkta, aşkta yaşadıklarımızı şimdiki gençlerin yaşayabileceğini zannetmiyorum.
O yılların yetişkini olarak, Ayvazoğlu sinemasında konser, tiyatro seyretmek, zogo pastanesinde kız arkadaşlarımızla oturmak, tugay bahçesi veya halkevinde düğünlere gidip dans etmek, uzaktan dahi olsa bakışmak, ebeveynlerimizden izin almak kaydı ile dans etmek, Saraçlar caddesinde Özcan ağabeyin kahvesinde ayranına tavla oynamak, öğretmen okulunun izin günleri Saraçlar caddesinde volta atmak, Kervan oteli bahçesinde çay içmek, amatör ligde DSİ-SUSPOR-EDİRNESPOR final maçlarını seyretmek, 25 Kasım törenleri, okullar arası maçların takibi hatıralarımızdan ömür boyu silinmeyecek görüntülerdi.
Okul maçları deyince o yılların efsanevi lise takımımızın unutulmaz isimleri hatıradan çıkar mı hiç? Kadromuz sırası ile Sarı İstemi(Betil), Karbin Orhan, Ceset Mustafa, Kör Dilaver, Gogo İsmail, Alık Sami, Sıçan Yalçın, İbrahim Ay, Karatavuk, Ayı Aydın gibi ağabeylerimizdi.
Bana göre o dönemin sembolleri sitenizde bahsi geçen komşumuz dondurmacı Hasan Aga, bozacı Arslan Baba, kavun karpuzcu Kızanlık’lı Necati Aga, Saraçlar Cad. terzi Bahattin ağabey, mahallemizin babası kalaycı Ali Bakırel, Edirnespor maçlarının değişmez ikilisi Belediye bandosu eşliğinde çeribaşı deli muhittin ağabey, trafikçi şaban, klarnetçi deli Selim, cümbüş ustası Hüsmen aga, darbukacı Demir, Trompetçi Bahattin ağabey, kahveci Özcan ağabey, pastaneci Mestan aga oğlu Niyazi Aydınlık ( Zogo), tabelacı Bekir, kalaycı Rasim, türkücü, güzel sesli Necdet Dillek ağabey, gençlerin babası Atatürk heykeli karşısındaki parkın işletmecisi Erdoğan ağabey gibi saygıdeğer kişilerdir.
Bu isimler tabi ki benim tanıdığım, aklıma gelen tipik kişiliklerdir. Bunlara ilaveler yapılabilir.
Yetişkinlik dönemimizde ise çiftlikleri olan arkadaşımız merhum Emin Önder’in arazisinde ekilen karpuzlara büyük enjektör ile rakı şırınga etmemizi ( Büyüyünce güneş ışığı ile harika, nefis bir rakı elde edeceğimizi sandığımız-ki öyle olmuştuk) nasıl unutabilirim.
Netice olarak Edirne tanıtımı ile ilgili güzel bir site hazırladığınız için ellerinize, gözlerinize, yüreklerinize sağlık diyor, başarılar diliyor, Edirne’deki Atatürkçü gençlerimize güveniyorum.
|