Karaağaç Tren Garı (T.Ü. Rektörlüğü)
 
 
 
 
   
  KAYSERİ  
   
 
Pesendide-i Cihan, Mimar-ı Biakran Sinan Ağa
Suyun öte yanında bir güzel: Karaağaç
Yedi Düvele Nam Saldılar
Sakin ortam, temiz deniz: Keşan sahilleri
Enez Sahilleri
 
  LİNKLER  
 
FRUIT LOGISTICA 2011 Berlin Tur Programları
PSI 2011 Düsseldorf Tur Programları
DOMOTEX 2011 Hannover Tur Programları
Sanal Edirne Köprüsü
Yurtdışı Fuarlar için tıklayın...
Tarzını üstünde taşı...
Saros Körfezi
Selimiye Camii
 
  Gözlerimi kapattığımda...  
Ve sevginin zaman, biraz da emek olduğunu, yaşanılanlar olduğunu bu şehirle anladım.

Yüreğinde dünden kalma taze acılarla gittiğin uzak bir yol olursun bazen. Nereye gittiğini bilmeden sadece gittiğin. Elindeki simit parçasını yakalamak için arsızlaşan martılar gibisindir. Sersem ve meraklı. Denizden gelen rüzgarın kokusuyla başlar düşlerin. Bir tek düşlerin anlar seni. Çünkü bir tek düşlerde asılı kalmıştır çocuksu gülümseyişlerin. Yollar boyu düşünürsün geride bıraktıklarını. Hani bir tanıdık görsen vazgeçeceksindir hemen yolculuğundan. Tanıdık bir koku, tanıdık bir gülümseyiş vazgeçmeye hazır bir şekilde beklemedesindir her an. Duysan uzaklarda çalınan en sevdiğin şarkının melodisini, çantanı ve düşlerini alıp geri döneceksindir. Küçük sağlam bir adımdır vazgeçiş. Ama vazgeçmezsin. Yolun devam eder bilinmezliğe. Korkularının üzerine gitmeyi tercih edersin. Yolun sonu, daha önce ismini sadece haritada gördüğün, adını senede bir kaç kez duyabildiğin bir isimdir. Ve otobüsten dışarıya attığın küçük bir adımla hiç tanımadığın şehrin içindesindir.

Edirneyle tanışıklığım böyle oldu. Daha önce hiç bilmediğim bir şehre ani bir kararla ve biraz da kendimden kaçma gerçeğiyle geldim. Ve sevginin zaman, biraz da emek olduğunu, yaşanılanlar olduğunu bu şehirle anladım.

İlk gördüğümde henüz yerleşmeden geri dönmeyi düşünmüştüm. Yalnızlığın ve yabancılığın iliklerime kadar işlediği bu şehirde ne yapacağımı çok merak etmiştim. Ve zaman ilerledikçe ilk geldiğim günü hatırlayıp hafif bir gülümseme yerleştirmiştim yüzüme. Belki de ömür boyu kaybolmayacak bir gülümseme. Evet sevgi emekti, zamandı. Meriç Köprüsü'nden nehre bakarken gözlerimi kapatıp tarihi yaşamak zamanımı almıştı. Karaağaç'ın yollarında yürürken açlık çeken insanları görmek, bir onuru kaybetmemek için feda edilen hayatları izlemek, dokunarak tarihe. Selimiye camisinin taş duvarlarına çıplak ellerle dokunarak tarihe yakın olmak. Ve yaşanmış kırık da olsa aşk hikâyeleri, sonu hüsranla biten dostluklar. Düşündüğüm zaman mutluluğun mu yoksa mutsuzluğun mu ağır bastığını bilemediğim zamanlar. Yine de şimdi uzakta olduğum ama çok sevdiğimi bildiğim bir şehir Edirne. Tıpkı bir şiir gibi.

Gözlerimi kapattığımda
Dolaşıyorum caddelerinde.
Bazen o kadar gerçek ki dolaşmalarım.
Kokusu geliyor burnuma
Rengarenk lalelerinin.
Yıldızlı bir akşamda,
Başka bir şehrin gökyüzünden
Senden ayrıldığım günü anımsıyorum.
Çıplak kalmışlığımı.
Otobüs ilerledikçe.
Sınırlarından çıkınca
içimdeki insanın düşüşünü
Yaralanmıştı yaşanan onca zaman.
Kaçar gibiydim o gün
Biraz senden
Biraz kendimden
Biraz da aşkın acı gerçeğinden.
Şimdi gözlerimi kapatıyorum
Ay ışığının vurduğu bir deniz kenarında
Açtığımda Meriçteyim
Köprü ışıklarının dansında...

BU KONU HAKKINDA YORUMLAR
 
www.edirneden.biz   Hakkımızda  |  Site Hakkında  |  Kullanım Koşulları |  Bize Ulaşın
 
© 2008, Birleşmiş Fikirler
[Fikir Tasarım Atölyesi]